
Newspaper Design Front Page
BAŞLARKEN…
Yaklaşık dört ay süren yorucu ancak bir o kadar da keyifli geçen çalışmalarımızın ardından gazetemizi çıkarmış bulunuyoruz. Dört yıl boyunca aldığımız eğitim sonunda gazetecilik mesleği hakkında edindiğimiz bilgileri uygulamak elbette ki asıl amacımız. Ancak, şunu kesinlikle söyleyebilirim ki; yaptığımız çalışmalar sonucunda ortaya çıkan gazetemizin son şeklini görüp tebessüm etmemek bizim için mümkün değil. Bu duyguyu yaşamak gerçekten çok hoş.
İnsanlar tabiatı gereği takdir ve teşvik beklerler. Emeklerinin karşılığının boşa gitmediğini görmek kişilerin şevkini artırır, işe daha ciddi sarılmalarını sağlar. Biz şu aşamada takdir beklemiyoruz çünkü bu çalışmamızın eksikleri olduğunu biliyoruz. Her geçen gün bu çalışmamızın üstüne koyarak kendimizi geliştireceğiz ama bu çalışmamızı da unutmamız mümkün olmayacaktır çünkü bu ilk çalışmamız ve ilkler unutulmaz. Emeklerimizin karşılığını almak bize ilerleyen günlerde teşvik unusur olacaktır. Açıkçası heyecanlıyız. Karamsar değil ümitliyiz. Bu açıklama şu anda içinde bulunduğumuz ruh halini özetlemek için yeterli sanırım.
NEDEN OKYANUS?
Üniversite öğrencilerine yönelik çıkan gazetemizin ismini okyanus koyduk. Bu ismi koyarken okyanus kelimesinin sözlükteki anlamı da önemliydi. Okyanus kelimesinin sözlükte anlamı şu şekildedir: Kıtaları birbirinden ayıran engin, açık deniz, ana deniz. Açıkçası henüz bir okyanus görmüş değilim ama bu yaşıma kadar deniz ile içiçe yaşadım. Bu sebeple denizi çok severim. En büyük hayalim de bir deniz kasabasında yaşamaktır çünkü denizin insana huzur verdiğini, insanı sakinleştirdiğini düşünüyorum. Okyanus büyük denizlere deniyor. Açık deniz, engin deniz… Bu anlamda okyanus özgürlük duygusunu da aşılıyor. Bu duygudan yola çıkarak gazetemizin ismini belirledik çünkü gazetecinin de açık bir tavır sergilemesi gerektiğini düşünüyorum. Haberlerimizde de açık bir tavır sergiledik. Bu sebeple gazetemizin amacına uygun bir isim bulduğumuzu söyleyebilirim.
Okyanus bir öğrenci gazetesidir. Üniversite ile ilgili haberleri öğrenci arkadaşlarımıza aktarmak, onların bu olaylar üzerinde bilgi sahibi olmalarını istedik. Gazetemiz Doğu Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü’nün bir yayın organı değildir. Üniversite yönetimini eleştiren, öğrencilerin sıkıntılarını dile getiren haberimiz de var. Örneğin, Fen-Edebiyat Fakültesi öğrencilerinin “formasyon” denilen öğretmen olmalarını sağlayan belgeleri üniversite yönetimi tarafından hala çözülemedi. Hala diyorum çünkü bu sorun bir buçuk yıldır devam ediyor. Bu sıkıntının en yakın zamanda çözülmesi en büyük dileğimiz.
Eleştirmek kadar takdir etmek de çok önemlidir. Doğu Akdeniz Üniversitesi öğrencilerinin sıkıntılarını aktarmak kadar onların başarılarını da aktarmak da çok önemlidir. Manşet haberimizi bu fikirle belirledik. Manşet haberimiz, DAÜ’de öğrenim gören bir öğrencinin başarı hikayesidir. Bu olaydan üniversitenin yayın organı olan “üniversitem” gazetesinin bile haberi yoktu. Oysa bu hikaye küçümsenmemeli, atlanılmamalıydı. Bu haber hikayesini manşetten öğrenci arkadaşlarımıza duyuruyoruz. Bu başarı hikayesinin bize göre üzücü olan bir yönü var. Bu başarının kahramanı olan arkadaşımız kendilerine destek sözü veren hocalarının bu konu hakkında duyarsız kaldıklarını iddia etti. Haberimizde, ufak gibi görülen bu ayrıntıyı da atlayamazdık.
Üniversiteden mezun olmak için gün saydığımız bugünlerde iş hayatının karmaşası, stresi, boğuculuğu bizi bekliyor. Açıkçası üniversitede geçirdiğimiz zamanı arayacağımızı düşünüyorum. Bundan sonra derslerden geçme telaşı yerini para kazanma ve hayatını sürdürme telaşına bırakacak. Bütün olumsuzluklara rağmen mesleğimizi yapmak belkide tüm sıkıntıları unutmamıza yardım edecek. Bu vesile ile mezun olan tüm arkadaşlarıma gelecek yaşamlarında sağlık, huzur ve başarı diliyorum.