30 Nisan 2012 Pazartesi
Nerede kalmıştık ?
Kısa bir köşe yazısı ile sahalara geri dönmüş bulunmaktayım. Öncelikle geçen zamanda asıl işimiz olan yazıyı ihmal ettiğimi itiraf etmek zorundayım. Yazmaya yazmaya ne yazacağımı da şaşırdım ya haydi neyse diyelim artık.
"Bir gazeteci daima gündeme dair gelişmeleri takip etmeli ve haberdar olmalı" fikriyle güzel memleketimin spor gündemi bu ara en güncel haber kaynağı olma özelliğinde. Malumunuz özellikle futbol gündemimiz; şike, teşvik, mafya ilişkileri, masa başı oyunları,para aklama, yolsuzluk, fanatizm, ırkçılık derken ilginç bir hal aldı doğrusu. Satırlar arasında geçen onca kelime bile aslında spor ahlakının yanından bile geçmeyecek ağırlıkta olmasına rağmen şu günlerde kulağımıza pek de yabancı gelmiyor. Aslında spor müsabakalarında "kabul edilebilir hırs" her zaman makul görülebilir ancak kazanma, sürekli kazanma odaklı, rakibi öteki gibi gören, bencil bakış açısı sporun doğasında olmaması gereken bir duygu. Atlanmaması gereken belkide en önemli nokta ise, sporun içine bahis sokulması ve bu havuzdan resmi ve gayri resmi olarak milyonlarca kişinin ekmek yemesidir. Bir basketbol müsabakası düşünün ki ilk hücum ribaund unun kimin alacağı veya futbol maçında skor bilme, alt mı olacak üst mü geyikleri, ilk yarı 0 ikinci yarı banko 2 muhabbeti,ilk kırmızı kartı hangi takım görecek gibi tahminler vs... Bir döngü var, para babaları sistemi kurarken bize düşen sadece bir piyon olmak. Aklıma hemen "taraf" - "bertaraf" kelimeleri ve bunla ilgili farklı espriler geliyor ama kişisel olarak şunu söyleyebilirim ki; sporu bu denli çirkinleştiren bu "baba"lara naçizane selamlarımı iletiyorum. Nihayetinde mevzu bahis para ise gerisi teferruattır. Öyle değil mi? Yersen tabii...
Herkesin bir rengi, tarafı olması gayet doğal ama iş buna tahammül edebilmekte. Rakibini yok sayan, kazanma uğruna tüm çirkin işleri yapabilecek düşüncelerin sporda yeri yok. Bu konuyu klasik bir yargıyla bitirelim: "Başımıza örülen onca çorap dış mihrakların oyunu olsa gerek." Haydi şimdi afyonlanmaya devam. Evet... Nerede kalmıştık ?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)